İKİ AYLIK TÜRKÇE GAZETE
DİL VE EĞİTİMİ DESTEKLEMEK İÇİN İNİSİYATİF
(Initiative zur Förderung von Sprache und Bildung e.V.)
ISSN 2194-2668


Die Gaste, SAYI: 19 / Kasım-Aralık 2011

Anadili Başta Gelir

Torsten HARMSEN
[Berliner Zeitung Bilim ve Eğitim Redaktörü]

Frankfurter Rundschau



    Bir göçmen çocuğunun Almancayı iyi öğrenmek için önce Anadilini mi daha iyi bilmesi gerekir? Bu tez Kanadalı pedagoji profesörü Jim Cummins’e aittir. Cummins, bir çocuğun bilişsel becerilerinin, ancak her iki dilde belirli bir dönüm noktasına eriştiklerinde topyekün gelişebileceğini öne sürmüştür. Aksi takdirde “semilingualizm” oluşmakta -her iki dile de yeterince hakim olunamamakta. Bu durum, örneğin her iki dilden kendileri için bir “Deukisch” türeten üçüncü kuşak Türk gençlerinin birçoğunda görülüyor. Bunun bir sonucu, birçok göçmen çocuğun Pisa Araştırması’nda, Almanya’da bir iş için gerekli en basit Almanca okuma beklentilerini dahi yerine getirememeleridir.
    Jim Cummins’in anadiline öncelik verilmesi tezine ilişkin bilim dünyasında bir tartışma yürütülüyor. Mannheimlı sosyolog Hartmut Esser buna şiddetle karşı çıkıyor. Esser bunun ampirik olarak neredeyse hiç kanıtı olmadığını belirtiyor ve bilimsel testlerin yapılmasını talep ediyor.
    Bu tür araştırmalar şu na kadar özellikle yabancı ülkelerde yapılmış durumda. Henüz 1976’da Finlanda’da yapılmış bir araştırma, geldikleri ülkelerde ilkokulu tamamlamış öğrencilerin ikinci dili daha iyi ve daha hızlı öğrendikleri sonucuna ulaşmıştır. Diğer araştırmalar, daha çok bilingualizm olarak adlandırılan, çocukların her iki dili de iyi öğrenmeleri gerektiğini öne süren tezi güçlendirmektedir. Rotterdam’da Türk öğrenciler iki yıl boyunca ders içeriklerini önce Türkçe ve bir hafta sonra da Hollandaca görmüşlerdir. Toplam olarak okulda edindikleri sonuçlar daha iyi olmuştur.
    Birçok araştırmacı bu nedenle olabildiğince erken bir yaşta ikidilli eğitime başlanmasını savunuyor. Regensburglu göç araştırmacısı Philip Anderson, Türk çocuklarına ilkokullarda anadilini konuşma yasağının getirilmesinin gelişimleri açısından kötü olduğunu belirtmiştir. Hamburglu eğitimbilimci Ingrid Gogolin, günlük yaşam becerilerini edinmenin değil, daha çok her iki dilde “eğitim dili düzeyi”ne ulaşılmasının söz konusu olduğunu yazmıştır. Gogolin’e göre öğrenim ancak bu şekilde etkili olabilir. Öyleyse okullar Almanca dersine paralel olarak anadili derslerini de –yazı dili olarak da ve nitelikli içeriklerle– desteklemelidir.
   
    (Makale, 3 Kasım 2011 tarihli Berliner Zeitung ve Frankfurter Rundschau gazetesinde yayınlanmıştır)