Die Gaste
İKİ AYLIK TÜRKÇE GAZETE
ISSN 2194-2668
DİL VE EĞİTİMİ DESTEKLEMEK İÇİN İNİSİYATİF
(Initiative zur Förderung von Sprache und Bildung e.V.)


  • SONRAKİ YAZI
  • ÖNCEKİ YAZI
    22. Sayı / Mayıs-Temmuz 2012
    “Alman Eğitim Sistemi, Entegrasyon Politikaları ve Göçmenler” Sempozyumu / 6 Ekim 2012



    Die Gaste 22. Sayı / Mayıs-Temmuz 2012

     
     

    Die Gaste

    İKİ AYLIK TÜRKÇE GAZETE

    ISSN 2194-2668

    DİL VE EĞİTİMİ DESTEKLEMEK İÇİN
    İNİSİYATİF

    Yayın Sorumlusu (ViSdP):
    Engin Kunter


    diegaste@yahoo.com

    Kökendili Dersi Öğretimbilgisinin
    Temel Özellikleri


    Prof. Dr. Hans H. REICH
    (Koblenz-Landau Üniversitesi)



        Gelecek okul yılından itibaren Rheinland-Pfalz’da kökendili dersi müfredat programı yürürlüğe giriyor. Bu program, talep profiline, bilgi ve yeterlik gelişimine ilişkin açıklamalar, öğretimbilgisel ana tasarımlar, ilkokulun, yönlendirme sınıfı ve 9. ve 10. sınıfların sonunda beklenen yeterlikleri betimleyen bir kılavuz içeriyor. Bu yazı söz konusu kılavuzu ele almaktadır.
        Kökendili dersi seçmeli okul dilleri arasında yer alıyor. Öğretimbilgisel profili, bu seçmeyi belirleyen motiflerden türemektedir. Tipik olarak ailelerin beklenti ve arzuları, kültürel bağlılık duyumsamaları, ama aynı zamanda ek toplumsal ve mesleki avantaj beklentileri buna dahildir. Kökendili dersi kamusal eğitim olanakları arasında yer aldığından, bu motifler, genel dil eğitimi amaçlarına uygun oldukları ölçüde bir geçerliliğe sahiptir. Bu amaçlar şöyle sıralanabilir:
        (1) Okulun kurumsal çerçevesi içinde, dilsel edim becerilerinin geliştirilmesi yoluyla temel dilsel toplumsallaşmaya devam edilmesi ve aile içerisinde konuşulan kökendilinin yazı ve standart biçimine giriş
        (2) Öğrencilerin yaşam dünyalarına, göçmen kültürüne ve göç tarihine dilsel erişim yoluyla kültürel entegrasyonun sağlanması
        (3) Göç alan ülkenin resmi diline giriş ve bununla bağlantılı olarak, göç veren toplumun ekonomik, siyasal, toplumsal, kültürel koşullarının örnek olarak işlenmesi aracılığıyla dilsel ve kültürel ufkun genişletilmesi
        Kökendili dersinin öğretimbilgisel profili ve bu amaçla öncelikli edinilmesi gereken dilsel yeterlikler bu üç olgu tarafından belirlenmektedir.
        Rheinland-Pfalz müfredat programı, dilsel yeterlikleri şu bölümlere ayırıyor: Duymak, ki duyma-işitme yoluyla anlamayı da kapsayar, konuşmalara katılım, konuşmak, metin ve ders araçlarıyla (medien) ilişkinin ifadesi olarak okumak, metin üretimi ve doğru yazım anlamında yazmak, dili incelemek, dilsel arabuluculuk. Bir diğer bölüm olarak kültürlerarası yeterlik belirtiliyor, ancak kültürlerarası yeterlik, daha çok, eğitimin nüvesel bir görevi şeklinde kavranmalıdır.
        Temel dilsel toplumsallaşmaya devam edilmesi için, günlük kısa konuşmalardan öğretimbilgisel açıdan yapılandırılmış ders konuşmalarına kadar her tür “konuşmaya katılım”, dikkate alınması gereken öncelikli bölümdür. Bu bölüm, kökendilinin, eşdeğer bir okul dili düzeyinde kabul görmesinin asgari koşulu olan yazı ve standart biçiminin edinilmesi ile desteklenir. Sözü edilen bu biçim, diğer görevlerin gerçekleştirilmesi açısından da ayrıca gereklidir. -Kültürel bütünleşme görevi için kendi deneyimlerini betimleyebilme becerisi ile kültürel farklılıkları kavrama becerisi aynı öneme sahiptir. Burada “konuşmalara katılım” ve “okumak, metin ve ders araçlarıyla ilişki” bölümü işbirliğine girer. Göç veren ülkenin resmi diline girişte metin ve ders araçlarıyla bilgi aktarımı, bir diğer ifadeyle “okumak” bölümü öne çıkmaktadır.
        Göç kökenli çocukların çoğunluğu, ailelerinde kökendili ile öyle bir ölçekte ve sıklıkla karşılaşmaktalar ki, bir araç olarak kökendilinde, dilsel edimde bulunabilmenin temel becerilerini edinebilmekte ve temel dilbilgisini ve günlük yaşam için uygun bir sözcük dağarcığını doğrudan ve sezgisel biçimde öğrenebilmekteler. Ancak bu dil diğer toplumsal çevrede daha az konuşulduğundan, çocuğun kökendilindeki uyarıcıları, toplam olarak, kendi toplumunda tekdilli büyüme ile karşılaştırıldığında aslında daha zayıf olacaktır. Kökendili dersinin görevi, olanaklar dahilinde bunun için bir denge sağlamaktır.
        Müfredat programı, haklı olarak, “doğrudan kişisel konuşma”yı ilk sıraya yerleştirmiştir. Bu, konuşmanın en doğal biçimidir ve dilsel beceriye doğrudan etkide bulunur. Birebir konuşmalar ya da öğretmenin küçük gruplar ile konuşmaları, ailesel dil eğitimine devam edilmesine en yakın biçimdir. Ders, konuşmanın özel biçimlerinin ötesinde, okulda öğrenimin tipik konuşma biçimlerini de ayrıca aktarır. Örneğin bunlar, dersin belirli bir kesitinde öğretmen tarafından önerilen ve öğrencilerin kendi araların- da, öğretmenin kontrolü olmadan, henüz yeni sunulmuş bir içeriği serbestçe tartıştıkları “tekrar amaçlı konuşmalar” olabilir ya da bir konunun işlenmesi amacıyla, bir ders birimini kapsayacak şekilde tasarlanmış küçük gruplarda konuşmalar veya deneysel öğrenimin bir biçimi olarak rol oyunları ve bilgi ve becerilerin aktarımına yönelik planlı, amaçlı öğretim-öğrenim faliyetleri olabilir. Konuşmanın farklı biçimleri, kökendilinin öğrenilmesi ve geliştirilmesinin aracı olarak okul süresi boyunca önemlerini korurlar. Kökendili dersinde, kültürel entegrasyon açısından kendi yaşam dünyasının bilincine varma, kültürel bağlantılarla ilgili bilgi edinme ve bir diğer adımda, kültürlerarası iletişim söz konusudur. Bu anlamda Rheinland-Pfalz müfredat programında, günlük akışı içerisinde ve özel kültürel simgelerle aile yaşantısının betimlenmesi ilkokulda kültürlerarası eğitimin ilk amacı olarak belirtilmektedir. Burada dilin öğretim bilgisi yönünden bakıldığında, yukarıda da değinilen konuşma eğitiminin temel bir konusu gündemdedir.
        Kültürel bağlam, aile kültüründen hareketle göçmen kültürü alanına doğru genişlemektedir. Dernek etknilikleri, göçmen örgütlerinin çocuk ve gençlere yönelik çalışmaları, dini grupların uygulamaları, kökendilinin göç ülkesinin çokdilli toplumunda üstlendiği rol, konuşmaların ve yakın bir zamanda küçük karşılaştırmarın da bir nesnesi olabilirler. Bu bağlamda ele alınan kökendilindeki kullanmalık metinler, okuma derslerinde yer edinebilirler. Bu, bilhassa göç ülkesinde göçmenlerin kamusal yaşamıyla ilgili metinler için geçerlidir: Göç tarihini ve entegrasyonun başarı ya da başarısızlığını konu alan, göçmenlere kendi dillerinde ulaşan radyo ve televizyon yayınları, kökendilinde internet yayınları, kökendilinde yazınsal anlatılar. Başlangıçtan itibaren yaşa uygun kullanmalık metinlerin okunması dikkate alınmalı ve bunlar, internet metinlerini kapsayacak şekilde genişletilmelidir. Ortaokulda gazete makaleleri gibi kamu-sal iletişim alanına yönelik metinler buna eklenmektedir.
        Arzu edilen güvenilir metinlerle çalışılmasıdır. Eğer didaktize edilmiş bir metin ile güvenilir bir metin arasında seçim yapılabiliyorsa, güvenilir metinlere öncelik tanınmalıdır; eğer basitleştirilmiş metinlerle çalışılıyorsa, ana metne yönlendilme, dersin açık bir hedefi olmalıdır. Metin seçiminde okurların dilsel düzeylerinden çok bilişsel düzeyileri belirleyici olmalıdır. Dersin amacı, anlaşılmayan ve –zor, ama belki de daha önemlisi– yarı anlaşılmış olan olgular için okurların duyarlılığının güçlendirmesi ve onlara, anlamları kavrayabilmeleri amacıyla yardımcı araçlar ve stratejiler göstermesidir.
        Daha çok göç alan ülkede kullanılan kökendilindeki metinler, çoğu zaman göç veren topluma, o toplumdaki ekonomik ve siyasal, sosyal ve kültürel ilişkilere kendiliğinden bir köprü kurarlar. Aslında çocuklar göç veren ülkenin kültürünü kişisel deneyimleriyle ve örnek aldıkları kişilerin anlatımları aracılığıyla öğrenirler, ama bunlar küçük bir kesit sunar ve çoğu kez geçmişe dönüktür. Kökendili dersi, orjinal metinlerin okunması, kullanılan metinlerin değerlendirilmesi, güncel medya haberlerinin izlenmesi ile kültürel ufku genişletir. Burada tarihsel ve güncel değişimler, iç eşitsizliklerin ve çelişkilerin elbette gizlenmemesi gerekir. Ancak burada –tamamen haklı olarak– birbiriyle bağlantılı kültürel etkinlik, ifade biçimleri ve simgeler karmaşasıyla tanışılması, bir başka deyişle içinde kendi değerini taşıyan bir kültürle daha yakından tanışılması ve onun ikinci bir adımda kültürlerarası karşılaştırmalar için ele alınması söz konusudur.
        Göç alan ülkedeki yaşam, kökendili dersine katılan öğrenciler açısından karşılaştırma ölçüsü olarak sürekli varolan bir ölçüdür ve kültürlerarası anlayış için etkin kılınabilir, dersler arası projeler bu açıdan çok uygundur. Aslında kökendili dersinin mevcut okul örgütlenmesinde bu tür projelerin gerçekleştirilmesi çoğu kez mümkün değildir, ama nerede olanaklı olursa, orada kesinlikle gerçekleştirilmelidir.
        Almanca dersi ile yapılacak bir işbirliği metin karşılaştırması için fırsat sunacaktır. Bu karşılaştırma ile, metinlerin içerdiği, bilgi edinmenin farklı önkoşulları ve farklı bakış açıları ortaya çıkarılabilecek ve bu amaç için kullanılacak dilsel araçlar belirlenebilecektir. Sosyal bilgiler dersi ile gerçekleştirilecek bir işbirliği, mültikültürel çeşitliliğe, bilgilerin farklı dillerde biraraya getirilmesiyle örnek teşkil edecek şekilde açıklık kazandırabilir. Kökendili dersinin bölümleri arasında yer alan dilsel arabuluculuğun gerçek durumları neredeyse kendiliğinden türemektedir. - Resim dersinde çok sayıda ilginç karşılaştırmalar yapılması olanaklı; farklı dinsel grupların kutsay yapıları şu an çok ilginç, güncel bir konudur. – İngilizce dersinin konusu çokdillilik olduğunda, kökendilinin katkısı kesinlikle eksik olmamalıdır.
        Örnekler çoğaltılabilir. Böylece kökendili dersi göç toplumunun tamamı için, dilsel ve kültürel çeşitliliğinin ve dilsel ve kültürel bağlılığının temellerinin bilincine varması açısından bir fırsattır. Bu fırsatların kullanılması gerekir.
       
        “İlkokul ve ortaokullar için kökendili dersi müfredat programı”, Eğitim, Bilim, Geliştirme ve Kültür Bakanlığınca yayımlanmıştır, Mittlere Bleiche 61, 55116 Mainz.